Reklam
Vakıf Katılım
Tarih : 2026-05-18 08:03:23

Küresel piyasalarda jeopolitik risk ve faiz baskısı derinleşiyor

İkon Menkul tarafından yayımlanan değerlendirmede, Körfez’de artan jeopolitik risklerin küresel piyasalarda enerji fiyatlarını yeniden yükselttiği belirtildi. BAE’deki nükleer santrale yönelik İHA saldırısı sonrası ABD-İran geriliminin yeniden tırmandığına dikkat çekilirken, WTI petrolün 103 doların üzerine çıktığı, Brent petrolün ise 111 dolar civarına yükseldiği aktarıldı. Piyasaların özellikle Hürmüz Boğazı ve Körfez hattındaki arz güvenliği risklerini yeniden fiyatladığı ifade edildi.

Raporda, ABD’nin net petrol ihracatçısı konumunun enerji şokunun dolar üzerindeki olumsuz etkisini Avrupa ve Asya para birimlerine kıyasla sınırladığı belirtildi. RBC değerlendirmesine göre, yüksek getiri avantajı, ABD varlıklarına girişler ve güvenli liman talebi nedeniyle doların kısa vadede euro ve İsviçre frangı karşısında güçlü kalabileceği kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik açıklamalarının piyasadaki jeopolitik risk algısını artırdığı ifade edildi. Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı konusunda “derhal ve hızlı hareket etme” çağrısı yaptığı, aksi halde “geriye hiçbir şey kalmayacak” ifadelerini kullandığı belirtildi. Ayrıca Trump’ın Salı günü Beyaz Saray’daki Situation Room’da üst düzey güvenlik danışmanlarıyla İran’a yönelik olası askeri seçenekleri görüşeceği bildirildi. Bu gelişmenin, ABD-İran hattında diplomatik alanın daraldığı ve askeri senaryoların yeniden gündeme geldiği algısını güçlendirdiği ifade edildi.

Öte yandan Beyaz Saray’ın, Trump-Şi görüşmesi sonrası ABD-Çin ekonomik ilişkilerini güçlendirmek amacıyla Ticaret ve Yatırım Kurulları kurulacağını açıkladığı aktarıldı. Çin’in 200 adet Boeing uçağı alımını onayladığı, 2026-2028 döneminde ABD tarım ürünlerinden yıllık en az 17 milyar dolarlık alım yapacağı ve nadir toprak ile kritik mineral tedarik zinciri konularında ABD’nin endişelerini gidermeye çalışacağı belirtildi.

Raporda ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Trump-Şi zirvesinden kısa süre sonra 20 Mayıs’ta Çin’e bir günlük ziyaret gerçekleştirmesinin beklendiği kaydedildi. Ziyaretin büyük törenlerden ziyade rutin diplomatik temas kapsamında planlandığı, bunun da Çin-Rusya hattındaki koordinasyonun sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.

Hindistan’ın ise rupideki değer kaybını sınırlamak ve döviz rezervlerindeki erimeyi kontrol altına almak amacıyla gümüş külçe ithalatını “serbest” statüden “kısıtlı” statüye aldığı belirtildi. Buna göre yalnızca Dış Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından özel lisans verilen sevkiyatların ülkeye giriş yapabileceği, söz konusu adımın fiziksel gümüş talebi üzerinde baskı yaratabileceği değerlendirildi. 

küresel tahvil getirilerindeki yükseliş ve ABD-İran geriliminin enerji kaynaklı enflasyon endişelerini artırmasının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Altının yaklaşık 1,5 ayın en düşük seviyelerine gerilediği ifade edilirken, yükselen faiz beklentileri ve güçlenen doların faiz getirisi olmayan altın üzerindeki baskıyı artırmaya devam ettiği kaydedildi.

Raporda, Yeni Zelanda’da hizmet sektörünün Nisan ayında daralmayı sürdürdüğü, yüksek akaryakıt maliyetlerinin şirket faaliyetleri üzerinde baskı yarattığı aktarıldı. Verilerin, ekonomide iç talep ve hizmet aktivitesinin zayıf seyrettiğine işaret ettiği belirtilirken, Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın büyüme tarafındaki kırılganlıklarla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Çin ekonomisine ilişkin verilerde ise zayıf görünümün sürdüğü belirtildi. Nisan ayında perakende satışların yıllık bazda yalnızca yüzde 0,2 artarak yüzde 2’lik beklentinin altında kaldığı, sanayi üretiminin ise yüzde 4,1 ile yüzde 5,9’luk beklentiyi karşılayamadığı aktarıldı. Verilerin, Çin’de iç talep ve üretim tarafındaki zayıflamanın sürdüğünü gösterdiği, bunun da küresel büyüme ve emtia talebi açısından negatif bir görünüm ortaya koyduğu ifade edildi.

Petrol piyasasında ise İran savaşı nedeniyle küresel petrol stoklarının kritik seviyelere yaklaştığı belirtildi. Brent petrolün 110 doların üzerine çıktığı kaydedilirken, Hürmüz Boğazı kaynaklı arz risklerinin enerji maliyetlerini yükselttiği ve bunun enflasyon ile küresel büyüme görünümü üzerinde yeni baskılar oluşturduğu ifade edildi.

Japonya’da 10 yıllık tahvil faizinin 1996’dan bu yana en yüksek seviyeye çıktığı belirtilirken, hükümetin ek bütçe ve yeni borçlanma planlarının tahvil piyasasında satış baskısını artırdığı aktarıldı. Artan borçlanma ihtiyacı ve mali genişleme beklentilerinin Japon tahvil getirilerinde yukarı yönlü baskıyı güçlendirdiği kaydedildi.

İngiltere’de ise konut piyasasının Mayıs ayında direnç gösterdiği, konut talep fiyatlarının aylık yüzde 1,2 arttığı ve iki yıllık sabit mortgage faizinin yüzde 5,18’e gerilediği belirtildi. Buna karşın işveren güveninin rekor düşük seviyelere yakın seyrettiği, ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalmasının hanehalkı gelirleri ve tüketim görünümü üzerinde baskı yarattığı ifade edildi.

 
  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 osmaniyeajans.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.