A1 Capital tarafından yayımlanan değerlendirmede, İran lideri Ali Hamaney’e atfedilen açıklamaların ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimin küresel enerji piyasaları ve ticaret akışları üzerinde önemli etkiler yaratabileceği belirtildi.
Değerlendirmeye göre Hamaney, babasının öldürülmesinin ardından kendisine atfedilen ilk açıklamada İran’ın ABD ve İsrail’e karşı bir koz olarak Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam edeceğini ifade etti. Ancak söz konusu konuşmanın Hamaney tarafından doğrudan yapılmadığı, İran devlet televizyonunda bir sunucu tarafından okunduğu aktarıldı.
Açıklamada İran’ın komşu ülkelere, topraklarında bulunan ABD üslerini kapatma çağrısında bulunduğu ve bu üslerin hedef alınmaya devam edilebileceği uyarısının yer aldığı kaydedildi.
A1 Capital analizinde, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın küresel işletmeleri etkilediği, enerji fiyatlarını yükselttiği ve kritik hammaddelerin tedarikinde aksamalara yol açabileceği ifade edildi. Aynı zamanda gıda ürünlerinden otomobil parçalarına kadar birçok sektörde ticaret yollarının güvenilirliğine ilişkin soru işaretlerinin arttığı belirtildi.
Savaşın havacılık sektöründe de önemli etkiler yarattığı kaydedildi. Küresel havacılığın pandemiden bu yana en ciddi krizlerinden birine sürüklendiği belirtilirken, dünyanın en yoğun yolcu merkezlerinden biri olan Dubai Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonların aksadığı ve bunun bölgedeki diğer önemli transit merkezleri de etkilediği ifade edildi.
Jet yakıtı fiyatlarının çatışmanın başlamasından bu yana iki katına çıktığı belirtilirken bunun havayolu şirketleri üzerinde maliyet baskısı yarattığı ve birçok hatta bilet fiyatlarının yükselmesine neden olduğu aktarıldı. Ayrıca hava kargo kapasitesindeki daralma nedeniyle navlun fiyatlarının arttığı ve bazı tekstil sevkiyatlarının Bangladeş ve Hindistan’daki havaalanlarında beklediği kaydedildi.
Analizde, Körfez bölgesinin küresel alüminyum arzının yaklaşık yüzde 8’ini karşıladığı hatırlatılarak Katar merkezli Qatalum alüminyum eritme tesisinin faaliyetlerini durdurduğu, Aluminium Bahrain’in ise Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyat yapamadığı için mücbir sebep ilan ettiği bilgisine yer verildi.
Endonezya’daki nikel üreticilerinin kullandıkları kükürdün yaklaşık yüzde 75’ini Orta Doğu’dan temin ettiği belirtilirken, bölgedeki gelişmelerin petrokimya sektöründe de tedarik sorunlarına yol açabileceği ifade edildi. Alçak yoğunluk polietilen, polipropilen ve polivinil klorür (PVC) gibi birçok sektörde kullanılan temel petrokimyasalların ithalatında ciddi yavaşlama yaşandığına dikkat çekildi. Ayrıca yarı iletken üretimi için kritik öneme sahip olan helyum gibi bazı gazların tedarikinde de belirsizlik oluştuğu belirtildi.
İran’dan gelen açıklamaların ardından küresel enerji arzındaki aksaklıkların daha uzun sürebileceği ihtimalinin petrol fiyatlarını yeniden yükselttiği kaydedildi. Petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise İran kaynaklı tedarik kesintileri nedeniyle gelişmiş ülkelerin stratejik rezervlerinden toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya sürüleceğini açıklamıştı. Bunun yaklaşık yarısının ABD’den sağlanması planlanıyor. Ancak A1 Capital değerlendirmesinde, rezervlerin piyasaya sürülmesinin aylar sürebileceği ve bu miktarın boğazdan gelen arzın yalnızca yaklaşık üç haftalık kısmını karşılayabileceği ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya paylaşımında ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olduğunu belirterek petrol fiyatlarının yükselmesinin ülkeye gelir sağladığını ifade etti. Trump ayrıca ABD’nin ortak ev sahipliği yapacağı 2026 Dünya Kupası’na İran milli takımının katılımının memnuniyetle karşılanacağını ancak güvenlik gerekçeleriyle bunun uygun olmayabileceğini söyledi.
Öte yandan Reuters tarafından ekonomistler arasında yapılan ankete göre ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl ilk faiz indirimini haziran ayında gerçekleştirmesi bekleniyor. Ankete katılan 96 ekonomistin tamamı Fed’in 18 Mart’taki toplantısında politika faizini yüzde 3,50–yüzde 3,75 aralığında sabit tutacağını öngördü.
Küresel petrol fiyatlarındaki yaklaşık yüzde 40’lık artışın ardından ABD’nin iki yıllık Hazine tahvili getirisi yaklaşık 30 baz puan yükselirken, vadeli işlem piyasalarında ilk faiz indiriminin eylül ayında gerçekleşeceği fiyatlanmaya başladı.
Bu gelişmeler yaşanırken ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’a faiz oranlarını bir sonraki toplantıyı beklemeden “derhal” düşürmesi çağrısında bulundu.
A1 Capital değerlendirmesinde ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin Rusya’nın petrol ihracatına da yansıdığı ifade edildi. Financial Times’ta yer alan habere göre Hindistan’ın Rus petrolü ithalatı yaklaşık yüzde 50 artarak günlük 1,5 milyon varile yükseldi. Rus petrolünün fiyatının son üç ayda varil başına 20 ila 30 dolar arttığı, bazı satışlarda Brent petrolünden daha yüksek seviyelerde işlem gördüğü aktarıldı.
Rusya’nın savaşın ilk 12 gününde petrol satışlarından 1,3 ila 1,9 milyar dolar ek gelir elde ettiği, mevcut koşulların devam etmesi halinde mart ayı sonuna kadar bu gelirin 3,3 ila 5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceği belirtildi.
Türkiye tarafında ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son toplantısında politika faizini sabit tuttuğu hatırlatıldı. TCMB politika faizini yüzde 37 seviyesinde bırakırken gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 olarak korudu. Karar metninde enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma olması durumunda para politikasında ilave sıkılaşma yapılabileceği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 osmaniyeajans.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.